Vedasız Ölümler, Selamsız Ayrılıklar: Babamın Ardından

Ölümün getirdiği ayrılık kadar son ayrılığa tanıklık edememek, son anında orada olamamak, adam gibi veda edememek de ölüm kadar ızdırap verici.

Abdullah Ayasun

--

Babasını kaybeden ilk evlat ben olmadığım gibi son kişi de olmayacağım. Tarihsel devinimin, doğanın, Tanrının buyruğu böyle. Yazgı, kader, alın yazısı. Doğmadan evvel mührü basan Kadr-i Mutlak’ın ayan-ı sabitesinde saklı herşey. Ancak arif olanların, nedensellik perdesini aşıp ötelerin gizemine vukuf edenlerin hissedebileceği türden, benim inhisarımda olmayan bir mefhum — kimin nerede ne zaman öleceği.

Yine de hissediyor insan. Baba olunca sonun yaklaştığını sanki bir nefes fısıldayıveriyor kalbine.

Her ademoğlunun tattığı, kalbe bir kurşun kadar ağır gelen, bir dağ gibi çöken bu elemi biz de tecrübe etmekteyiz şimdilerde. Son haftalarda geliyorum diyen o meş’um an, ansızın ve hiç de hesapta olmayan bir aralıkta geliverdi. Milyarlarca insanın ruhunu kabzeden Melek, bizle babamız arasına Haşre kadar bir set çekti: artık bu perdeyi açamazsınız türünden ilahi bir fermanı, idamlık mahkum gibi boynu bükük bizlerin suratına ilan eyledi.

Dört-buçuk yıldır gör(e)mediğim peder, kendi yanı başında son anlarına şahitlik eden evladının bile şuurunda ve farkında olmaksızın, lafzi helalleşme yaşayamadan, gözleri kapalı göçüverdi bu diyardan. On bin mil ötede ölüp ölüp dirilen bizler, belki o kadar bile şanslı değildi. Lakin, buna şans mı denir, yoksa çaresizliğin terbiye ettiği, teslim olmuş bir bekleyiş mi? Bütün aileyi temsilen son bir nazara doktorlar tibbi gerekçelerle (anlaşılır makul nedenlerle) müsaade etmedi. Bizlere ise son kez görmek ve rızasını istemek mümkün olmadı. Şairin dediği gibi sessiz bir gemi gibi gidiverdi, arkada kalan yolcularla vedalaşmadan.

Gaipten bu tarafa ahvaline dair bir bilgi malum olur mu kalbe, ya da rüyalarda çıkar mı? İnsanın idrakini kurt gibi kemiren ifrit sorular iplik gibi uzuyor. Bu anda insan, babasıyla değil, kendiyle hesaplaşıyor bir bakıma. Bir hayatın, bir baba-evlat hukuku ve sosyal habitatında şekillenen ilişki yumağının yıl yıl, ay ay dökümünü çıkararak, adeta mahkemede şahitler huzurunda savunma yaparcasına kendi vicdanına karşı bir öz muhasebe anaforuna…

--

--

Abdullah Ayasun

Boston-based journalist and writer. Columbia Graduate School of Journalism. 2023 WHCA Scholar. On art, culture, politics and everything in between. X: @abyasun